Mantolama Uygulamanın önemi

Mantolama Uygulamanın önemi

Mantolama Uygulamanın önemi

Giderek artan enerji fiyatları, aile bütçesinden ısınma için ayrılan parayı artırmaktadır. Tüketilen enerjinin yaklaşık üçte biri konutlar için sarf edildiği söylenebilir. Bu nedenle, binalarda ısı kayıplarını iyi bir tasarımla minimuma indirmek gerekir.
Binaların ömrünü uzatmak ve değerini korumak için, binalar iç ve dış etkenlerden doğru biçimde korunmalıdır. Bu noktada dikkat edilmesi gereken hususların başında, mantolama ve doğru malzeme seçimi gelir. Binalarda iç ortam ile dış ortamı birbiriden ayıran ve bina zarfı olarak tanımlanan duvarlar, pencereler, kapılar, tavan, çatı ve döşemelerden oluşan yapı elemanları dış etkenlerden korunmalıdır. Ayrıca kullanım amacına uygun olarak sağlık ve konfor şartları yapı içinde sağlanmalıdır.

Yapı bileşenleri üzerinden farklı sıcaklıktaki iç ve dış ortam arasında ısı kaybını veya ısı kazancını azaltmak için yapılan işlemlerin tümüne ısı yalıtımı adı verilir. Isı yalıtımının esas amacı ısı kaybını veya ısı kazancını azaltmaktır.

Binalarda ısı kaybeden yüzeyler yeterince yalıtılmadığı zaman ısı kaybı ve buna bağlı olarak işletme giderleri artmaktadır. Bu nedenle, daha proje başlangıcında mimar ve mühendis işbirliği sağlanarak, hem sabit yatırımlar, hem de işletme masrafları azaltılır.

Isıl sorunların öncelikli önemi, doğal çevreyle, yapma çevre (mekân) arasında ayırıcı bir yapı elemanının varlığını gerektirir. Mekân dışında kalan doğal atmosfer, mevsim, gece-gündüz, coğrafi enlem, yön ve benzeri parametrelere bağlı olarak ısıl yönden sürekli değişik bir karakter gösterir. Böyle bir değişkenlik içerisinde insanın kendisini dış etkilerden koruyabilmesi, sağlıklı bir şekilde yaşayabilmesi için gerekli konfor koşullan en iyi düzeyde sağlanmalıdır. Bu gereklilik mekân elemanları ve ilâve enerjiyle sağlanır. Yaz-kış ve gece-gündüz arasındaki ısıl farklılıklar mekânın tasarlanmasında veri oluşturan tasarım parametrelerinden birisidir. Soğuk dönemde mekânı sıcak tutmak, sıcak dönemde de mekânı serin tutabilmek için gerekli enerjiyi minimum düzeyde tutabilecek uygun tasarlanmış elemanlara ve malzemelere gereksinme vardır. Ancak, iki mekân arasında bir sıcaklık farkı oluştuğunda da aradaki ayırıcı elemanda önemli ısıl sorunların ortaya çıkacağı bilinmelidir.

İnsanların yaşadığı mekânlarda ısı akımlarıyla birlikte onun ayrılmaz bir parçası olan buhar akımları ve bunların birlikte oluşturacağı sorunlar da gündeme gelir.

Isı yalıtımı enerji tasarrufu sağlamakla birlikte, doğru yalıtım malzemesinin seçimiyle iklimsel ve işitsel konforun yanı sıra yapılarda yangın güvenliği de sağlanabilmektedir. Yalıtım sayesinde, ısı kayıp ve kazançları azaltılarak enerji tasarrufunun sağlanması, çevrenin korunması ısıl konfor ve gürültü denetiminin sağlanması, yapı elemanlarında ve yüzeylerde yoğuşmanın azaltılması, ısıtma, soğutma ve enerji sistemlerinde işletme verimliliğinin arttırılması ve yapı elemanlarının dış etkilerden korunması mümkün olabilmektedir.

Yapılarda ısı etkilerinden korunmanın önemini şu şekilde sıralayabiliriz.

– İnsanların oturduğu veya çalıştığı binalarda ısı etkilerinden korunma; insan sağlığı, onarım giderleri, yakıt ekonomisi ve ilk yapım giderleri açısından önemlidir.
– Isı etkilerinden yeterli olarak korunma sağlığa uygun, huzur verici hacimlerin elde edilmesinin ilk şartıdır.
– Hacimlerin ısı ihtiyacı ve bunu sağlamak için yapılan ısıtma giderleri, hacmi çevreleyen yapı bileşenlerinin ısı yalıtma özelliklerine bağlıdır.
– Isı etkilerinden yeterli korunma, hacmi çevreleyen yapı bileşenlerinin yüzey ve içlerinde terlemeyi, tesisat borularının donmasını ve bunlara bağlı olarak meydana gelen zararları önleyerek, yapının işletim, bakım ve onarım giderlerini azaltır.